E-Spor Sporcu Sözleşmelerinde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

E-spor’da takımlar ve sporcular arasında imzalanan sözleşme sonucunda taraflar bazı yükümlülükleri kabul ederler. Bu yükümlülüklerin en temel olanları sporcunun takımı arenada temsil etme borcu ve buna karşılık takımın sözleşme ile taahhüt ettiği ücreti ödeme borcudur. Bu tip sözleşmeler Türk Borçlar Kanunu’nda özel olarak düzenlenmediğinden Genel Hükümler ve Hizmet Sözleşmesi düzenlemeleri yükümlülüklerin yorumlanmasında önem taşır. Bu yazımızda bahsedilen yükümlülükler ile ilgili sözleşmede dikkat edilmesi gereken hususlar ve hükümlere değineceğiz.

Sektör genelinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde, hukuki düzenlemelerin yetersiz kaldığı noktalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26’ncı maddesi göz önünde bulundurulmalıdır. Sözleşme serbestisi ilkesi gereği taraflar sözleşmenin içeriğini kanunda belirlenen sınırları aşmadan özgürce belirleyebilirler. Bu özgürlüğün kapsamı kanun maddesinde de belirtildiği üzere ‘kanunda belirlenen sınırları aşmadan’ ibaresi ile belirlenmiştir. Kesin hükümsüzlük hallerini düzenleyen maddeye bakacak olursak; “kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.”

Sporcu-takım sözleşmeleri tarafların iradelerine bağlı olarak karma tipte düzenlenebilir. Ayrıca TBK 393’üncü maddede tanımlanan Hizmet Sözleşmesi hükümleri bu tip uyuşmazlıklarda esas alınabilir. Çünkü sporcuların belirli süre içerisinde işverene hizmet ettiği bunun karşılığında ücret aldığı bu sözleşme türü e-sporcu sözleşmelerine en yakın türdür. Sözleşme yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar büyük oranda takımın kötü gidişatı sırasında meydana gelmektedir. Ancak bu konuda oyuncuya verilen ücret kazanma şartına bağlanamaz. Çünkü ücret, performanstan bağımsız, kişiye verdiği hizmetin karşılığı olarak para ile temsil edilebilen bir varlıktır. Eğer performansa bağlı bir alacak konusunda anlaşılmak isteniyorsa bu alacak prim olarak adlandırılabilir. Primler ise oyuncunun oyun içerisindeki başarılı hareketlerine (KDA vs.) veya takımın belli aşamaya kadar ilerlemesine bağlanabilir. Bütün bunlarla beraber tüm ücretin performansa bağlanması hakkaniyete aykırıdır.

Belirttiğimiz temel yükümlülüklerden bir diğeri ise ücretin karşılığı olan hizmet borcudur. Sporcular sözleşme ile bağlı oldukları takıma yetenekleri elverdiği çerçevede hizmette bulunmalıdır. Her spor dalında tartışma konusu olan bu durum e-sporda da ‘trolleme’ olarak adlandırılır. Bu durum sporcunun daha doğru hamleler yapabilecekken bilerek yanlış olan hamleyi seçmesidir. Ancak yaşanan problem ise bu durumun tespit edilmesinin zor olmasıdır. Uyuşmazlık kanun önüne gelse dahi oyun içeriğinin bilinip yorumlanması ya da dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerekecektir. Ancak bu yetkinlik ve birlik sağlanmış değildir. Sporcuların bu fiillerinin tespiti için hakemlik yönetmeliği gibi bir bilirkişilik eğitimi söz konusu olabilir. Ancak bu konuda birlik sağlanması en kritik konudur. Dolayısıyla ülke bazında çalışmalardansa oyun üreticileri ile global bir çalışma daha olumlu sonuçlar verecektir.

Tarafların en temel borçlarını kısaca inceledik ve sorunlardan bahsettik. Sektörün gelişmesi ve oyun geliştiricilerinin oyunlarını daha geniş kitlelere sağlıklı bir şekilde ulaştırmak istemesi ile bu gibi sorunlara birçok çözüm üretilecektir. Şu an global etkisi bulunan çok uluslu anlaşmazlıklar bağımsız tahkim merkezleri ile çözümlenebilmektedir. Aynı çözüm yolu e-spor ve oyun sektöründe de düşünülebilir. Bu durumda sözleşmelere tahkim maddesi veya ayrı bir tahkim sözleşmesi eklendiği takdirde uyuşmazlıkları belirlenen tahkim merkezi sonuca bağlayacaktır.

...

İletişim

Nasuh Akar Mahallesi 1404. Sokak No: 18/31 Trio Suit, Çankaya/ ANKARA

Takip Et

Duyurulardan haberdar olmak için lütfen e-posta adresinizi girin ve abone olun.